SANAT DEDİĞİN NE OLA Kİ ?

Sanata bir kıyısından dahil olmuş herkes gibi "sanat sanat için midir, sanat toplum için midir?" sorusuna muhatap olmaktan ve kendimce bir cevap arayışına girmekten kaçamamıştım ben de. Konuyla ilgili tartışmalarda sanatın toplum için olduğu iddiası kalitesiz işlere kurban giderken, sanatın sanat için olduğu iddiası da fazla bohem ve burnu havada bir görüş olarak, özellikle toplumsal gerçekliği merkeze alan anlayışta kabul edilmez bulunmuştur. Biraz düşününce, bu sorudaki öğelerin cümle içinde kullanıldığı kadar birbirinden zıt ve bağımsız olmadığı ve sanatın sanat için olursa toplum için de faydalı olacağı açıkça görülebilir. Naçizane fikrime göre olması gereken basittir; sanattaki uygulamaları ve gelişmeleri anlayabilecek seviyede bir toplum... Dünya bu soruyu ürettikleri farklı düşünceler kapsamında tartışadursun; ülkemde, hem de başkentte, öyle de olsa böyle de olsa sanatın değerini anlamamış veya anlamak istemeyen, "iyi eğitimli(!)" sınıfına girip, sanatla uğraşanları Nuri Alço filmlerindeki potansiyel mağdurlar gibi görenlerin hiç de az olmadığını görünce anladım ki, sorunumuz sanatın tarafını belirlemekten daha derin ve vahim ...



İnsanın "bilişsel devrim" olarak adlandırılan ve tabiri caizse kendini bilmeye başladığı 70,000 - 30,000 yıl önceki dönemlerden bu yana "sanat" olarak kabul edilebilecek eserler bilimsel çalışmalardan biliyoruz. Henüz bilim ve teknolojiden mahrum bir dönemde yaşayan toplumların gelişiminde farklı düşünen, dünyayı ve çevresini farklı algılayan bireylerin varlığı ve bu bireylerin ürettiği eserlerin değeri tartışılmaz. Sanatla da iç içe olan Einstein'ın "hayalgücü bilgiden değerlidir" yaklaşımı, sanat ve sanatçının toplumun ve medeniyetin gelişimindeki rolünü gösteren en önemli vecizelerden biridir. Tüm bu verilere ve bilgilere rağmen, sanatın yaşamın vazgeçilmez bir parçası olduğu gerçeğini gözden kaçırmamızın başlıca sebebi neydi?

Öncelikle, toplum olarak hayata bakışımızın kısa vadeli ve maddi getiriye bağlı değerlendirmeler üzerine kurulu olduğunu çokça gözlemledim diyebilirim. Hayatta her şeyi maddiyata bağlamak gibi tek boyutlu bir düşünceyle ilerlemenin bugün içinde bulunduğumuz çıkmazların en büyük sebebini oluşturduğu ise açık. Sanat bir girişimcilik türü değildir. Sanat eseri üretmek fikir üretmeye benzer ve aceleye getirmeye gelmez. Hayatı, insanı, çevrenizi yeterince tanımanız ve edindiğiniz veriyi iyice özümseyebilmeniz gerekir. Ancak tüm bu girdilerden sonra ister şahsi ister toplumsal olsun bir ürün sentezlenebilir. Bu işlem doğal olarak zaman ister. Zaten gerçek sanatçıların azınlıkta olmasının sebebi de böylesi ağır ve meşakkatli bir sürece ayak uydurabilmenin zorluğundadır. Gerçek sanatçının az sayıda olması ise sanatın faydasızlığını değil içinde bulunduğu ortam ve zihniyetin verimsizliğini gösterir. Günümüzde yaşamı sol şeritteymiş gibi değil de sindirerek yaşamayı tercih edenlere daha fazla şans verilmesi gerekir. Bu sayede sanatçının doğal olarak içinde bulunduğu farkındalık seviyesi veya hayalgücüyle ürettiği ve yaşamsal pek çok konuda çözüm üretilmesine ön-ayak olabilecek bir fikrin, dar bir dünya bakışıyla beyni bulanmış olan toplumun diğer bireyleri tarafından kabul ve değer görebilmesinin yolu açılmış olur.

Bir sonraki adım ise eğitimden geçer. Ama buradaki eğitimden kastım üniversite seviyesinde, zaten algısı açık olan bireylere verilen sanat eğitimi değildir. Daha okul öncesi yaşlarda konuya aşinalığın başladığı ve okul döneminde çoktan müfredatın vazgeçilmez bir parçası olmuş; insanlığın başlangıcından bu yana, bireysel ve toplumsal yaşamın her anını etkileyen sanatın tarihsel sürecini ilgili yaş gruplarının anlayacağı şekilde, pedagojik filtreden geçmiş bir eğitimdir. Bu yapının uygulanabilirliği hem ekonomik hem sosyolojik bağlamda tartışma götürmez bir şekilde basit ve mümkündür. Eğer gerçekten isteniyorsa doğu-batı, zengin-fakir arasındaki fark en azından düşünce ve vizyon bağlamında giderilebilir ve halen varlığını hissettiren gizli kast sisteminden ve onun olumsuz etkilerinden kurtulmuş, homojen, pozitif, verimli bir topluma ulaşılabilir.

12 görüntüleme0 yorum
Görsel tasarım: Barış Koca ©2020